8 Şubat 2018 Perşembe

1/72 I Opel Blitzbus Ludewig "Aero" [1937] I Roden


Roden'in en son IS-3 kitiyle birleştirme sırasında cebelleştiğimden ötürü aslında bu Roden kitine biraz soğuktum. Daha önce hiç tekerlekli bir alet yapmamış olmamdan ötürü de biraz gergindim. IS-3'le beraber aldığım 1/72 boyutundaki otobüs kiti Opel Blitzbus Ludewig Aero'nun yapımına başladım. Bu otobüsler Opel Blitz şasesi üzerine siparişle yapılmışlar ve gezi otobüsü olarak kullanılmışlar.


Otobüsün yapımına iç kısımdan başladım. Öncelikle iç mekanın tabanını boyadım ve koltukları da boyayıp tabana yerleştirdim. Yine direksiyon ve ön tablayı yerlerine sabitledim. İç mekanla işim şimdilik bitti.


Daha sonra otobüsü kılavuzda verilen beyaz renkle boyadım. Ama bu renk hoşuma gitmedi. Sonuçta sürekli zırhlı yaptığımdan elim de bir savaş aracı yapmaya gitti. Daha sonra bu otobüslerin gri renkle boyanarak rütbeli askerleri taşıdığını öğrendim. Ben de aracı panzer grisi yapmaya karar verdim.


Otobüsü tamamen panzer grisi renginde boyadım. Üzerine de parafilmi çekip gerdirerek kanvas tente yaptım. Tenteyi de haki renkte boyadım. Ama bu haliyle çok koyu oldu araç. Rengin modüle edilmesi gerekiyordu.


Gri rengi modüle etmeden önce otobüsün şasesi, iç mekanı ve dış gövdesini birleştirdim. Ciddi anlamda aracın parçaları tam yerlerine oturdular. Bu kitle IS-3 kiti arasından dağlar kadar fark var. Otobüsün üstte yer alan ışıkları haricinde hiç sıkıntı yaşamadım.


Çok koyu olan panzer grisini mavi-gri renkle iyice açtım. Hem bu şekilde araç döküm gibi oldu. Aslında jilet gibi olması gerekirdi. Ama bu hali de çok güzel oldu.


Otobüsün çıkıntı kısımlarını beyaz renkle kuru fırçalama yaptım. Bu sayede maket hacim kazandığından kuru fırçalama yapmak çok önemli. Hiç bir modelde ihmal etmemek gerekiyor. 


Yine tepede yer alan kanvası da haki renkte kuru fırçalama yaptım. Bazı yerleri çok hassas olduğundan hemen yırtıldı ve yama yapmam gerekti. Daha sonra aracın ışıklarını kırmızı renge boyadım.


Gövdeyle işim bittikten sonra araçta kalan tek boyanmayan parçaları yani tekerlekleri boyadım. Keşke ayrı boyayıp sonra birleştirseydim. Çünkü bağlantı yerleri o kadar inceydi ki sürekli olarak koptular ve geri yapıştırmam gerekti.


Tüm boyama işlemlerinin bitmesiyle beraber otobüse parlak vernik attım. Parlak vernikle boyayı koruma altına aldıktan sonra araç için dekal ayarlamam gerekti. Otobüsü sivilden askeriye kendim çevirdiğimden elimde dekal de bulunmamış oldu tabii.


Dekaller için ordan burdan çıkma bir şeyler ayarladım. Elimde eskiden kalma Famo dekaller vardı. Onları kullandım. Yanlarına da tanklardan kalma bölük işaretlerini ekledim. Yanlara da numara ayarlayınca dekal işi de hallolmuş oldu.


Parlak vernik kuruduktan sonra dekalleri de yerlerine ekledim. Bu dekalleri dekal yumuşatıcılarla iyice incelttim. Yoksa plastik üzerinde çıkıntı gibi duruyorlar. Eğer inceltirsenin plastiğe iyice yapışıp arada yükseklik farkı da bırakmıyor.


Dekallerin kurumasından sonra tekrardan parlak vernik atıp dekalleri de korumaya aldım. Vernik çok önemli eğer bir işlemi bitirip diğerine geçmeden vernikle koruma altına almazsanız kesinlikle alt tabaka zarar görüyor. Yine bir sonraki aşamaya geçmeden önce verniği taş gibi olana kadar kurutmazsanız vernik de soyulur. Bu tür tehlikelere karşı dikkatli olmak gerekiyor.


Dekaller de bitince en sevdiğim aşama olan yağlı boya aşamasına geldi sıra. Öncelikle otobüsün dış yüzeyine beyaz, mavi ve kahverengi renklerde filtre uyguladım. Bu sayede hem parlaklık gitti hem de daha sonra yapacağımız işlemler için zemin hazır hale geldi.


Filtre sonrasında otobüsün tabakaları arasında kontrast yaratmak için yağlı boya kullanarak renkle oynadım. Bunu yapmadan önce alttaki filtre tabakasının tamamen kurumasını beklemek önemli. Yoksa yağlı boya yaparken filtreyi tamamen silersiniz.


Otobüs zaten levhaların birleştirilmesiyle yapılmış bir gövdeye sahipti. Ben de her levhayı ayrı renkte boyayarak kontrast yakalamaya çalıştım. Bazı yerlerde maalesef yağlı boya artıkları kaldığını resimlerden fark ettim.


Yağlı boya aşaması da bitince otobüsü yıkamaya geldi sıra. Rengi çok karartmak istemediğimden siyah renkle hafif bir yıkama yapmaya çalıştım. Maalesef amacıma ulaşamadım ve renk ilk haline göre karardı. Terebentin kullanarak yıkama solüsyonunu uzaklaştırmak istedim. Ama yine de koyulaşan rengi açmak mümkün olmadı.


Yıkama bittikten sonra aracın üzerini mat vernikle kapladım. Mat vernik pürtüklü bir yüzey oluşturduğundan eskitme aşamasını çok kolaylaştırıyor. Ama tamamen kuruyup sertleşmesini beklemek çok önemli. Yoksa terebentin veya white spirit vernik tabakasına zarar verebilir.


Otobüsün camları çok parlak duruyordu. Eskiterek tozlamak istiyordum. Ama çok tozlarsam da şeffaflığını yitirir diye endişe ettim. Çok fazla sulandırdığım yağmur damlası solüsyonunu az az camlara sürdüm. İstediğim bulanıklığı elde edince de işlemi sonlandırdım.


Aslında yan levhalar akıntı yapmak için idealdi. Ama ben bu araçta çok fazla akıntı yapmak istemedim. Otobüsün şasesine toz ve çamur yaptım. Tekerleklerin arkasındaki çamurluk kısmına da tozlanma yaptım.


Tekerleklerin üstüne tozlanma yaptım. Jantların arasında bir miktar birikim yaptım. Tekerleklerin yere temas eden kısımlarını elimle silerek parlak kalmasını sağladım. Bu şekilde daha gerçekçi bir görünüm ortaya çıkıyor.


Aracın üstünde yer alan branda eskitme için fırçayla dokunduğum anda yırtılmaya başladı. Yırtılan yerlerin üzerine tekrardan parafilm çektim ve boyadım. Ama bu yırtılma sorunu sık sık tekrarladı. 


Bir başka sorunu da ön tekerlekte yaşadım. Sık sık kopan sol ön tekerlek kopup yapıştırdıkça erimeye başladı. Bu sorunu araya ekstra parça ekleyerek çözdüm. Bu kiti yapmaya yeltenenler dikkat etse iyi olur.


Aracın gövdesinin eteklerine toz ve çamur efekti yapmak amacıyla yıkama sıvılarını kullandım. Bu sıvıları bazı yerlere fırça ucuyla bazı yerlere de süngerle uyguladım. Çok fazla tozlu olmasını istemediğimden hafif uyguladım.


Kenar kısımları çamurladıktan sonra tozlu yıkama sıvılarıyla kenarları yumuşatmayı denedim. Geneli çok tozlu olmasın istediğimden fazla kısımları white spirit kullanarak azalttım. 


Otobüse uygulayacağım eskitme aşamaları bitince son bir kontrol yaptım. Dekallerin çok silinmiş olduğunu görünce dekallerin üzerinden terebentinle geçip ortaya çıkartmaya çalıştım.


Üstteki tentenin bir kısmı yine yırtıldı. O yırtılan kısıma tekrardan parafilm çekip boyadım ama yine de tekrardan yırtıldı. Ben de olduğu haliyle bırakmaya karar verdim.


Daha önce hiç tekerlekli bir model yapmamıştım. Bu ilk sefer oldu ve gerçekten de yapımı çok güzel ve eğlenceli oldu. Kitin bir kaç sorunu olsa da genel olarak güzel ve kolay bir birleşimi var. Almayı düşünürseniz tavsiye ederim.


Uzun süren bir yapım aşamasından sonra otobüsü bitirdim ve vitrine kaldırdım. Roden'in tanklarında birleşim sorunları olsa da otobüsünde bu tür hatalar çok azdı. İleride başka bir otobüs almayı planlayarak modeli vitrine kaldırdım.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder