28 Nisan 2016 Perşembe

1/35 I Type 97 Chi-Ha I Tamiya


Aslında Japon tanklarını çok sevmeme rağmen şu ana kadar hiç bir tanesini yapmamıştım. Ben de Tamiya'nın Type 97 Chi-Ha tankını yapmaya karar verdim. Bu Tamiya kitleri ucuzlar ama çok az detaya sahipler. Daha çok acemiler için alıştırma yapmaya uygun kitler bu kitler. Japon tanklarının en belirgin özelliği küçük taretlere sahip olmaları. Type 97 de küçük bir tarete ve küçük bir topa sahip.


Tankın tekerleklerinde çok fazla çapak vardı ve bu nedenle çok fazla zımpara yapmam gerekti. Resimde de kalıp artığını rahatlıkla görebilirsiniz. Güzelce zımpara yaparak kalıp izini yok ettim.


Bu kadar çok tekerleği zımparalamak insanın akıl sağlığını oynatıyor. Ama kalıp izi tank bittiğinde çok dikkat çekiyor. O yüzden zımpara çok önemli.


Tüm tekerlekler yerine takıldılar. Çok garip bir süspansiyon sistemi var Japon tankının. Ama sistem olarak Sherman tankının süspansiyonlarını hatırlattı bana.


Tankın gövde parçalarını birleştirirken sıkıntı yaşamadım. İçine figürleri oturtacağımdan kapakların açık olmasını tercih ettim. Kapak açık olunca tanklar daha bir havalı oluyorlar.


Büyük tanklara genelde astar atıyorum. Astarlı hali ile boyanın daha rahat tutunduğunu düşünüyorum. Ama küçük tanklara atmıyorum. Küçük tanklarda astar detayları yok ediyor bence.


Bu tankın boyası koyu renkte olacak bu nedenle ön gölgeleme çok da gerekli değildi. Ama ben yine de alışkanlıktan ön gölgeleme yaptım.


Açık renk tanklarda ön gölgeleme gerçekten çok hoş gözüküyor. Bu nedenle genelde yapmayı tercih ediyorum. Ama koyu renkte biraz kayboluyor ortalıktan.


Tankta kullanacağım kahverengi ve yeşil renkler elimde mevcuttu. Sarı renk de elimde önceki bir tanktan kalmıştı. Ama arada kalan açık kahverengimsi renk elimde yoktu. Ben de ocker, geliboliv ve braun karıştırarak bu rengi elde ettim.


Tankın baz rengi olan yeşil ve sonrasında sarıyı çizdim. Aslında ilk başlarda iyi gidiyordu boyama ama sonradan elimde bozulma oldu ve sarı rengin sonlara doğru şekli bozuldu. Bunu sonradan halletmem gerekecekti.


Sarı boyama bittikten sonra kahverengi ile boyama yapmaya başladım. Sarı renk ile birleştiği yerlerde düzeltme yapmaya çalışarak kamuflajın ikinci boyasını da yaptım.


Son olarak açık kahverengi-bej benzeri karışım rengim ile boyama yapmaya başladım. Bu son aşamada da amacım sarı renk ile buluşan yerleri düzeltmek oldu. Bu arada tankın makineli tüfeği kırıldı ve onu saçma bir yere sabitlemem gerekti.


Makineli tüfeği üstte yer alan kapak ile kupola arasında sıkıştırarak yerine yapıştırdım. Bu nedenle tarihsel olarak gerçeğinden uzaklaşmış oldu maalesef tankım da. Ama kırık halde de bırakamazdım.


Tankın üç renkli kamuflajı ve üzerinde yer alan sarı rengi bitirdim. Aslında kamuflajın elle boyanmasında hata olmasa da sarı rengin formu beni hiç mutlu etmedi.


Kamuflaj boyamanın bitmesinden sonra tankın üzerinde yer alan ayrıntıları boyamaya başladım. Öncelikle tekerlekleri boyadım. Sonrasında tankın üzerinde yer alan aletleri ve zinciri boyadım. En son olarak da üstte yer alan anten demirini boyadım.


Boyama tamamen bitince tankın ilk doz parlak verniğini attım ve ardından dekalleri yapıştırdım. İkinci doz vernikle beraber dekaller de koruma altına alınmış oldu. Sıra da yıkama vardı.


Yıkamayı siyah renk ile yapmayı tercih ettim. Tankın üzerinde güzel yıkanırsa tankı çok hoş gösterecek detaylardan bolca vardı. Önde yer alan kraliyet yıldızı yıkamadan sonra ortaya çıktı. Yine içe detaylar güzelce ortaya çıktılar. İlk defa yaptığım yıkama hoşuma gitti.


Yıkamadan sonra az miktarda mat vernik attım. Mat verniği çok atınca oyuncak gibi oluyor tank. O nedenle çok dikkat ediyorum. Mat vernik sonrasında da sıra eskitmeye geldi. Öncelikle siyah renk ve sünger ile kenarları geçtim.


Bu anda artık figür koymak istemediğimden tankın kapaklarını kapalı hale getirdim. Kapakları arkada kalıyo diye kamuflajla boyamamıştım. Bu tembelliğimin cezasını da çekmiş oldum. Kapakları iyice eskiterek sorunu çözdüm.


Egzos kısmını da paslandırdığım tanka bu aşamada bir kez daha mat vernik çok az miktarda attım. Eskitme kısmını da koruma altına alınca artık pigment ve tozlar ile tanka kirletme yaptım. Bu tozları terebentin ile sabitledim. Ama terebentin daha çok ince kısımları silmiş oldu.


İlk kez yaptığım Japon tankını aslında sevdim ama kırılan makineli sonrasında gerçeklikten uzaklaşınca ben de tanktan soğumuş oldum. O nedenle sonunu biraz hızlı getirdim. Yine de çok güzel bir deneme oldu Type 97.


Sonunda biten Type 97 de vitrinde yerini aldı. Artık sıra uzun zamandır tezgahta duran Walker Bulldog'a geldi. O da bitmeli artık.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder