22 Nisan 2016 Cuma

1/72 I Pz.Sfl.IVa Dicker Max I Trumpeter


İçine girdiğim 1/72 çılgınlığının son halkası Trumpeter'in 1/72 boyutlarındaki kiti Dicker Max'ti. Bu benim ilk defa üstü açık yapacağım tank olacaktı. Bu konuda acaba iç kısmını gerçekçi toparlayabilir miyim diye heyecan yaptım biraz. Ama sonunda gerçekten çok eğlenceli bir model ortaya çıktı.


Kitin en ilginç yanı paletleriydi. Ne bakla ne de vinil palet koymuşlar kite. Tekerlekler ile birleşik vermişler paletleri. Aslında boyama esnasında bu durum bana çok zorluk çıkarttı. Çok küçük parçaları boya bulaşı olmadan boyamak cidden imkansızdı.


Tankın tamamını birleştirdim ama 4 ana parçayı birbirine yapıştırmadım. Yoksa iç kısmı boyamak imkansız olurdu. Bu haliyle tankın büyüklüğünün normal 1/72'lere göre biraz daha büyük olduğunu anlamak da mümkün. Normal şartlarda heybetli bir tank avcısıymış sanırım.


Parçaları kuru birleştirince tankın heybeti de ortaya çıkıyor. Düz yüzeylerin çok olması boyamayı kolaylaştıracak ama iç kısım konusunda cidden endişelenmemek elde değil. Onca küçük parça nasıl boyanacak?


Tankın iç kısmında topun dolum kısmı, oturaklar, dürbünler, yedek mermiler ve kişisel eşyalar vardı. Bunların hepsinin tek tek boyanıp eslitilmesi daha önce yabancı olduğum bir konuydu. Ama gerçekten de uğraşmak çok zevkliydi.


Öncelikle tankın dış kısmını field gray 1 ile boyadım. Bu renk benim istediğimden çok daha koyuydu. Bu rengi modifiye etmem gerektiği açıktı. Bu konuda fikirler üretmeye başladım.


Tankın içini field gray 2 ile boyadım. Bu renk yeşile çalan değişik bir renkti. Ama boyama sonrasında çok hoş durduğunu düşünüyorum. Daha önce hiç bu renk ile boyama yapmamıştım. Tankın iç kısmına uygun bir renk oldu boyama sonrası.


Tankı tekrar yapıştırmadan birleştirdiğimde cidden boyanın çok koyu olduğuna kanaat getirdim. Bu sorunu tankı tekrardan boyayarak çözmek yerine farklı bir yöntemle lehime çevirmeye karar verdim.


Tankın geniş yüzeyli olması da işimi kolaylaştırdı. Tankın yüzeylerinin çevresi field gray 1 olarak kalırken orta kısımlarını gray ile boyadım. Böylece tek renk olan tankın hem rengini açtım hem de tankın monotonluğunu kırmış oldum. Sırada tankı tekrardan parçalarına ayırmak vardı.


Tankın üst kısımlarını bitirmeden önce son bir uygulama daha yaptım. Siyah renk ile kenar kısımları sünger ile geçtim. Böylece kenar kısımlara eskimiş havası vermiş oldum. Üstte bulunan detayların da boyanması ile genel boyamayı bitirmek kalmıştı sadece geriye


Boyama esnasında 3 tane katman oluşturmuş oldum. Tankın köşeli kısımlarının içinde ve kuytu kısımlarda field gray 1, yüzey kısımlarında gray, köşeler ise siyah renk ile boyanmış oldu. Tankın fiziksel yapısı bana çok yardımcı oldu bu boyamada.


Sıra artık tankın iç kısmı ile ilgilenmeye geldi. Tamamı field gray 2 ile boyalı olan iç kısımda öncelikle dürbünleri gun metal ile boyadım. Sonrasında topu gri ile gun metal karışımıyla boyadım. Yine duvara asılı olan makineli tüfek ve el bombaları da gun metal ile boyandılar.


İçeride bulunan koltukları deri rengine boyadıktan sonra kenarlarda yer alan kutuları metalik renge boyadım. Tankın iç kısmının genel hatları belli olmuştu. Tankın üst kısmını boyamaya geri döndüm.


Tankın üzerinde yer alan kutuları, yedek paletleri ve çeşitli alet-edevatı boyadım. Zaten hacimli olan tank tamamen monotonluktan uzaklaşmış oldu böylece. Tankın topunun ön kısmını da is rengi ile boyadım. Ama tankın genel yapısında sanki kendi boyası gibi durdu ve fark edilmedi.


Tankın artık boyamasını bitirdim ve parlak vernik uygulamasına geçtim. Tankın rengi verniklendikten sonra tamamen yerine oturdu. Renklerin birbiri içine geçmesi ile boya doğal bir hal aldı.


Parlak vernik kuruduktan sonra dekalleri yerine yerleştirdim. Çok fazla dekali olmayan bir tanktı Dicker Max. Tankın dekallerinden bir tanesi tam kıvrım yerine denk geliyordu. O biraz yerine oturana kadar uğraştırdı beni.


Dekallerden sonra parlak vernik bir kez daha uyguladım. Tankın yüzeyi tamamen pürüzsüz ve kaygan bir hal aldı. Artık sırada yıkama uygulaması vardı. Bu aşamada da 2 ayrı uygulama yapmam gerekti.


Tankın önce iç kısmını yıkadım. İç kısımları kahverengi ile yıkadım. Bu şekilde o parlak renkten de uzaklaşmış ve doğallaşmış oldu. İç detaylar yıkama sonrası çok belirginleştiler. Bazı birikintilere bilerek dokunmadım. 


Tankın dış kısmını ise siyah renk ile yıkadım. Dış yıkamada nokta yıkama yaptım. Yan etekler ve üst kısımda yer alan dokuyu panel liner ile geçtim. Zaten hacimli olan tank bu sayede derinlik de kazandı.


Yıkama bitince mat vernik attım. Mat vernik sonrası tankın rengi bir miktar koyulaştı. Saten bu tank için daha uygun olurdu sanırım. Mat vernik sonrasında yüzey bir miktar pütürlü hale geldi. O kısımları biraz zımpara ile düzeltmem gerekti.


Vernik kuruduktan sonra eskitme kısmı başladı. Eskitmeyi de iki aşamada yapmam gerekti. Öncelikle tankın iç kısmını eskittim. Topun iç kısmını metalik ile kuru fırçalama yaptım. Çok kullanılan kısımlarda bu şekilde aşınma ve parlama efekti oluşmuş oldu.


Sonrasında yan taraflarda yer alan metal kutulara aynı işlemi uyguladım. Yine top mermilerinin düştüğü kısım ile tank mürettebatının gezindiği yerleri de metalik ile parlattım. Aşınma efektinin güzel olduğunu düşünüyorum.


Tankın içinin en altta yer alan kısımlarını çamur efekti ile yıkadım. Sonuçta askerler çamurlu ayakları ile içine basıyor olmalıydılar. Üst kısmı açık olduğu için içeriye toz efekti de yaptım bir miktar. Son olarak pas efektlerini de yaparak iç kısmın eskitmesini bitirdim.


İkinci aşamada dış kısmın eskitmesine geçtim. Tankın geniş yüzeyleri işimi kolaylaştırdı açıkçası. Öncelikle tankın üzerine kuru fırçalama yaparak kenarları belirginleştirdim. Sonrasında pas efektleri verdim. Paslı akıntılar yaptıktan sonra bir miktar da streaking effect ekledim.


Yüzeyin eskitmesinden sonra eksozun pas dokusunu yaptım. Bir kaç ayrı katman halinde paslandırmaya özen gösterdim eksozu. Tankın üzerinde yer alan kutucuk ve palet parçalarını da paslandırdıktan sonra tankı tozlandırmaya gelmişti sıra.


Tank sürekli hareket edip sürekli düşman kovalamaktan çok sabit durduğundan çok tozlanmalı ama az çamurlanmalıydı. Ben de buna uygun olarak tankın üst kısmını tozlandırdım. Ama dozu fazla kaçırmış olmalıyım tankın üstü partikül ile kaplandı.



Tankın üstü ve içi bitince sıra paletlere gelmişti. Daha önce de dediğim gibi bu tankın çok çamurlu olmasını istemediğimden paletlere çok az miktarda çamur uyguladım. Tekerlekleri de aynı şekilde nispeten temiz bırakmayı tercih ettim.


Son olarak tanka bir doz daha mat vernik atarak yapım aşamasını bitirdim. Bu tankı yaparken gerçekten de gözüm korkmuştu. Ama sonunda en çok zevk aldığım tank oldu. Bu nedenle daha büyük ölçeklerde de yapmayı planlıyorum.


Tankın tek mutlu olmadığım noktası paletlerin yapısı. Neden bizi özgür bırakmamışlar anlamadım. Çok da zor olmasa gerek ayrı palet ya da bakla vermek. Ama öyle yapmamışlar.


Sonunda bir tankın daha sonuna geldik. Bu peşpeşe yaptığım dördüncü 1/72 oldu. Bir süre daha büyük ölçekte yarım kalan tankları bitirip M26 Pershing'lerle devam etmeyi planlıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder