11 Mart 2016 Cuma

1/72 I Sturmgeschütz III Ausf. G I Trumpeter

Bir nevi 1/72 çılgınlığı yaşamaya başlamıştım ve sırada en sevdiğim tank olan StuG III vardı. Bu tanktan 100 tane olsa yine bıkmam sanırım. Bu sefer elimde Trumpeter'in 1/72 boyutunda kiti vardı. Bu tankı kapakta yer alan resimdeki kamuflajda değil de farklı boyamak niyetindeydim.


Kit her zaman olduğu gibi Trumpeter basitliğindeydi. Bakla palet olmadığı için de çok mutlu oldum açıkçası. Kitin üzerinde yer alan dekallere de ihtiyacım olmayacaktı.



Kendime referans olarak yukarıda yer alan resimleri seçtim. Finlandiya ordusuna ait bir StuG III olacaktı ve üzerine de resimde yer alan kütükleri ekleyecektim.


Tankın birleştirme kısmı çok çabuk bitti. Trumpeter'in plastik yumuşaklığı gerçekten de ideal. Bu nedenle çok fazla hasar vermeden kiti toparlamak mümkün oluyor.


Kütükleri oluşturmak için çöp şiş çubuklarını kullandım. Önce doğal dursun diye gelişi güzel kırdım kütükleri ama sonradan bunun gerçekle bağdaşmadığını fark ettim.


Sonuçta koca ağaçtan elleri ile kırması mümkün değildi Finlilerin. Ben de uçlarını daha sonradan hızarla kesilmiş gibi doğradım.


Tank bu haliyle bile çok şirin duruyordu. Tek sıkıntı ön kısımda yer alan namlunun seyahat desteğiydi. Topu çok fazla yukarı kaldırdı bu destek.


Ben de hoşuma gitmeyen bu desteği kırdım. Böylece daha doğal durmasını istediğim top destek olmadan da yukarı doğru eğimli durdu.


Öncelikle Fin kamuflajının karakteristiği olan mavi rengi boyadım. Ben daha ölü durması için beyaz karıştırmıştım ama bu karışım istediğimden de parlak durdu. 


Sonrasında tankın üzerine patafix ile maskeleme yaptım. Bu sayede tam olarak istediğim kamuflaj formunu verebilirim diye düşünüyordum.


Ama boyama esnasında maalesef kompresörüm bozuldu. Kompresör bozulunca ben de boyamaya elle devam etmek zorunda kaldım. 


Elle boyama ile maskeleme maalesef pek geçinemiyorlar. Bunu maskeyi kaldırınca anladım. Maskelenen kısımların kenarlarına boya birikimi olmuştu. 


Bunu halletmek için zımpara kullandım. Ama ne yaparsam yapayım istediğim forma getiremedim boyayı. Bu da büyük hayal kırıklığı yarattı bende.


Ana boya bitince tankın tekerleklerini, üstünde yer alan aletleri ve yedek tekerlekleri de boyadım. Bu boyutta boya neredeyse hiç hata kabul etmiyor. O nedenler ince çalışmam gerekti.


İlk doz parlak verniği attıktan sonra dekaller için ne yaparım diye düşündüm. Bu araca dekal uygulamak mantıklı değildi. Çünkü kütükler zaten dekali kapatacaktı. Ben de dekal uygulamadan bıraktım tankı.


Yıkama aşaması da çok sancılı geçti. Maske kenarında biriken boyaların olduğu kısım yıkama sıvısını da içine aldı. Böylece fark iyice belirginleşti. Gürkan Özkan "Hatalar her zaman boyamada daha çok ortaya çıkar." derdi. Gerçekten de haklıymış.


Yıkama daha doğal dursun diye birikim olan yerlerin üzerinden tiner ile geçtim ve o bölgeleri incelttim. Bu şekilde biraz olsun kontrol altına alabildim durumu.


Yıkama bitiminde tankın üzerinden mat vernik ile geçtim. Çok fazla mat atınca tank sanki oyuncak gibi oluyor. O yüzden daha dikkatli atıyorum mat verniği.


Eskitme kısmı çok önemliydi. Boyama hatalarını ortadan yok etmem lazımdı. Öncelikle tankın kenar kısımlarını metalik renk ile belirginleştirdim. Tank bu şekilde hacim kazandı.


Sonrasında ise tankın yine kenar kısımlarına elime aldığım bir sünger ile önce siyah sonra gri renk ile dokunuşlar yaptım. Bu sünger ile eskitme cidden tanka çok güzel bir görünüm veriyor.


Tankın tekerleklerini ve üst kısmını terebentin ile karıştırdığım kum ile biraz kirlettim. Terebentin kumun sabitlenmesini sağlıyor ve böylece zamanla verdiğimiz efekt aşınıp yok olmuyor.


Sonuçta Finlandiya karlı bir ortam olduğundan çok fazla çamur olmalı diye düşündüm ve tekerlekler ile tankın yan taraflarını iyice çamur ile buladım. Bu sayede çamurlu alanda bulunan boyama hataları da ortadan kayboldu.


Artık tank ile işim bitmişti ve sıra kütüklere gelmişti. Tankı bir kenara bıraktım ve çöpşişleri yanıma aldım. Bu kısım biraz açık renk olmalıydı. Yoksa tank tamamen karanlık olacaktı.


Kütükleri ilk önce açık renk ile boyadım. Bu sayede iç katman oluşacaktı. İleride aşındırınca da alttan açık rank kısımlar gözükecekti. Bunun için kahverengi ile boyamayı tercih ettim.


Sonrasında ise üst kısma siyah ile kahverengi karışımına boyadım. Boya kuruduktan sonra da kütüklere zarar verdim. Böylece içte yer alan açık renk kısımlar ortaya çıktılar. 


Son olarak kütükleri tutan metalik kısımları yaptım ve boyayarak paslandırdım. Bu haliyle de tank bitirdim. Aklımda olan kadar iyi olmasa da sonunda güzel bir çalışma ortaya çıktı.


StuG III sonunda bitti ve onu vitrine kaldırdım. Sırada hangi kit var tam ben de karar vermedim. Bir süre dinlenip tekrardan başlarım diye düşünüyorum model boyamaya.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder